Günlük Arşivler: Mayıs 28th, 2007

 Yazıda karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, cümlenin yapısını ve duraklama yerlerini belirlemek, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek için kullanılan işaretlere noktalana işaretleri denir. Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır:

1. NOKTA ( . )

Hüküm, yargı bildiren, tamamlanmış cümlelerin sonuna konur: 

Türk’üm.               Okul açıldı.   

Bazı kısaltmaların sonuna konur: 

Prof., Doç., Dr., İst., s., vb., Cad., Sok., Alm., Ar., Far., Fr., İng.  

Nokta kullanılmayan kısaltmalar: 

TBMM, TDK, D, B, K, G, KB, GB, KD, GD (sekizi de yön), m, cm, g, kg, l, C, Fe  

Sayılardan sonra sıra belirtmek için “–nci” ekinin yerine kullanılır: 5

0. yıl kutlamaları, Cumhuriyet’in 75. yılı, yılın 365. günü IV., II. Mehmet, XV. yüzyıl  

Üçlü gruplara ayrılan sayılar arasına konur[i][2]:

 12.584.000, 325.355.254 

Tarihlerde gün, ay ve yıl rakamlarının arasına konur.  

05.02.1972, 119.12.1996, 29.X.1923  

Ay adları harfle yazılırsa nokta kullanılmaz: 

29 Ekim 1923  

Saat bildiren sayılarda saat ile dakika arasına konur:

08.30, 14.40, 23.58, 00.20 

Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra konur: 

I. II.     A. B.    1. 2.     a. b.     i. ii 

Bibliyografyada her künyenin sonuna konur: 

Agâh Sırrı Levent, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, Ankara 1960.  

Matematikte çarpı işareti yerine konur:  4.5=20 

2. VİRGÜL ( , )

 Cümlede birbiri ardınca sıralanan, eş görevdeki kelime ve kelime grupları arasına konur:

Uzun boylu, sarışın, gözlüklü ve  sevimli bir çocuktu.  (sıfatlar arasına)

Kalemini, defterini, çantasını ve hırkasını alıp gitti. (nesneler arasına)  

Aralarında biçimce ve anlamca ilgi bulunan (sıralı) cümlelerin arasına konur:

Umduk, bekledik, düşündük.Cemal Bey çantasını kapattı, yerinden kalktı, mahcup bir şekilde oradan ayrıldı.  

Cümlede özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra konur:

Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. (Atatürk) 

Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka öğeler girmişse) özneden sonra kullanılır:

Çocuk, soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu. 

Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar, kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır.  

Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır.İhtiyar, bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu.  

Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur  Akşam, yine akşam, yine akşam,

Göllerde bu den bir kamış olsam.   (AH) 

Kendisinden sonraki cümleye bağlı olan “hayır, yok, yoo, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, baş üstüne, öyle, haydi, elbette” gibi kelimelerden sonra konur: 

Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkçeleşiyor. ─Yoo, güvercinlerime dokunmayın, dedi. 

Hitaplardan sonra kullanılır:

Muhterem Hocam,Arkadaşlar, bu sorular yarına kadar çözülmeli!Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele, müsademe demektir. 

Arasözlerin ve ara cümlelerin (içe içe birleşik cümlelerde iç cümlenin) başında ve sonunda kullanılır: 

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz.Bu söz, ister inanın ister inanmayın, doğrudur.  

Başkalarının sözlerinden yapılan veya yazanın kendine ait başka sözlerinden yaptığı alıntılar tırnak içine alınmamışsa iki virgül arasında verilir, cümle alıntı bir sözle başlıyorsa bu alıntı cümlesinden sonra virgül konur:

Hepinizi çok iyi tanıyorum, dedi. Onlar da, eğitimi en yüksek seviyeye çıkaracağız, demişlerdi. 

Yazışmalarda, başvurulan makamın adından sonra konur:

Türk Tarih Kurumu Başkanlığına, 

Yazıların sonuna düşülen notlarda yer adıyla tarih arasına konur: Kuşadası, 7 Şubat 

Sayıların yazımında ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır. Nokta kullanılmaz:22,4     2,5       125,255 

Bibliyografik künyelerde yazar adı, eser adı, basım evi vb. maddelerin arasına konur. Basım yeri ile tarihi arasına virgül konmaz: Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitap Evi, İstanbul 1938. 

Cümle içinde “ve, veya, yahut” bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz; başka noktalama işaretleri de kullanılmaz. 

3. NOKTALI VİRGÜL ( ; )

Aralarında şekil ve anlamca ilişki bulunan, birbirine bağlaçsız bağlanan ve aralarındaki duraklama kısa olan cümlelerin arasına konur:

At ölür, meydan kalır; yiğit ölür şan kalır.

 Gitmemiz gerekiyor; bekleyenler var. (çünkü)

Okumuş bir kadın değil, ama anlayışlı; çok genç değil, ama güzel… (bununla birlikte)  

İki cümleyi birbirine bağlayan “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki, çünkü, yoksa, bundan dolayı, binaenaleyh, sonuç olarak, bununla birlikte, bununla birlikte” gibi bağlaçlardan önce konur:

Halis bir şiir fena okunabilir; lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz.  (YKB) 

Sıralı cümleler arasına giren bu bağlaçlardan önce nokta, virgül ya da noktalı virgül koyup koymamak yazara göre değişebilen bir üslûp meselesidir. Virgüllerle ayrılmış tür veya takımları, farkı bölümleri ve örnekleri birbirinden ayırmada kullanılır: Murat, Yavuz ve Kâzım bir grup; Ahmet, Metin ve Mehmet de bir grup olsunlar.  

Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için kullanılır:

kavun, karpuz, kelek; lâhana, pırasa, ıspanak; bisküvi, kraker, çikolata… 

Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için bu sıralı cümleler konur.   Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.  

İçerisinde birden fazla virgül kullanılmış cümlelerde öznenin kendinden hemen sonra gelen öğelere karışmamasını sağlamak için kullanılır:

Faruk; Kenan, Hulusi ve Mustafa ile yaşıt sayılır. 

Cümle içerisindeki açıklamalardan önce kullanılır:

Akşama dek hiç durmaksızın çalışmıştı; çok yorgundu.  

4. İKİ NOKTA ( : )

  

Açıklama yapılacak yerlerde kullanılır:

bestesiz:bestesi olmayan.sıfat: İsimlerden önce gelerek onların nitelik ve niceliklerini bildiren kelimeler.  

Bir cümleden sonra alıntı bir cümle geliyorsa veya bir söz naklediliyorsa iki nokta kullanılır:

Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?”O, başarının sırrını tek kelimeyle açıklar: Azim  

Kendisinden sonra örnek verilecek cümlelerin sonuna konur.

Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bazıları şunlardır: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem… 

Karşılıklı konuşmalarda kimin konuşacağı belirtildikten sonra iki nokta konur:  ─Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

Ziraatçi sayar:

─Yulaf, pancar, nohut, mercimek… 

Kütüphanecilikte yazar ve eser adı arasına konur:

Yahya Kemal Beyatlı: Kendi Gök Kubbemiz 

Matematikte bölme işareti yerine kullanılır: 45:3=15 

İki noktadan sonra bağımsız bir cümle geliyorsa bu cümle büyük harfle başlar; art arda örnekler sıralanıyorsa ilk örnek küçük harfle başlar:

Tam kapıdan çıkmak üzereyken sordu: Akşam erken gelecek misin?İnsan üç şeye benzer: ağaca, suya ve rüzgâra 

İki nokta kullanılmış cümleler bazen aynı kelimeler kullanılarak ama iki nokta kullanılmadan da kurulabilir:  

Çocuk merakla sordu: “Bana ne getirdin?”Çocuk merakla, bana ne getirdin, diye sordu. vb.  

5. ÜÇ NOKTA ( … )

  

Art arda örneklerin sıralandığı cümlelerde benzer örneklerin sürdürülebileceğini ifade etmek için cümle sonunda kullanılır. Bu amaçla cümle sonunda kullanılabileceği gibi cümle içinde de kullanılabilir:

Fiillerin bazıları isimlerden türemiştir: başlamak, suçlamak, incelmek, çoğalmak…

Güneşli fırtınalar, renk renk çiçekler… ve başka insanlarla birlikte yeni bir hayata hazırlanıyordu.  

Bitmemiş veya bitirilmemiş cümlelerin sonun konur. Bazılarında okuyucunun cümleyi zihninde tamamlaması beklenir:

Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı…

Onu bir defacık görebilmek için nelere katlanmazdım ki… 

Söylenmek, belirtilmek istenmeyen ve kaba sayılan, söylenmesi ahlâken çirkin görülen kelimelerin yerine konur:

Olaya … Bey’in oğlunun da adı karışmış.Haberi …’dan dinledim.

Kılavuzu karga olanın burnu b….tan çıkmaz.

B….., 7 Nisan               

Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu, aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için kullanılır:

…Annelerinin esvaplarını kızlar giyer, büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. Sırmalı çedik pabuçlar, kırmızı feraceler… Ah hele kırmızı feraceler… Baharın yeşil çimenleri üzerinde, seyir yerlerinde kadınlar tıpkı birer gelincik çiçeği gibi parlarlardı…” (Bahar ve Kelebekler;  

Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:

Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

─ Koca Ali… Koca Ali, be’    (Diyet) 

Karşılıklı konuşmalarda yeterli olmayan, eksik bırakılan cevaplarda kullanılır:  ─Yabancı yok! 

─Kimsin!  

─Ali..   .

─Hangi Ali?        

─…

6. SORU İŞARETİ ( ? )

Soru anlamı taşıyan cümle ve kelimelerden sonra kullanılır:

Hangi elbiseyi beğendiniz? 

İçinde soru kelimeleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde soru işareti kullanılmaz:

Yapar mı yapmaz mı bilmem. (soru kelimesi nesneye dahil)Bu olayı bize ne zaman anlatmıştı, hatırlamıyorum. (soru kelimesi nesneye dahil) 

Bazı cümleler de soru kelimesi barındırmadığı hâlde soru cümlesidir. Bunlar soru işareti ile biter. Bu cümlelerin soru anlamı vurgu ve tonlama ile belirtilir: Yaşınız?   Sen alacaktın?     Gördün?  

Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda yay ayraç içinde kullanılır:

Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.1496 (?) yılında doğan Fuzuli... 

Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?), ( ?-1120) 

Soru eki soru anlamı katmıyorsa, zaman anlamı katıyorsa soru işareti de kullanılmaz.Akşam oldu mu sıla özlemi depreşir gurbetçilerde. 

7. ÜNLEM İŞARETİ ( ! )

İçinde ünlem ifadesi (haykırış, sevinç, kıvanç, üzüntü, acı, korku, hayret, ürperti, heyecan, nefret vb ani coşkunluklar) bulunan ve seslenme, hitap ve uyarı bildiren cümlelerden ve kelimelerden sonra gelir: Şşt! Sus bakayım.  

Ünlem işareti, ünlem ifadesinden hemen sonra kullanılabileceği gibi cümlenin sonunda da kullanılabilir:

Eyvah, geç kaldım!                Eyvah! Geç kaldım! 

Parantez içinde kullanılan ünlem işareti alay etme, hafife alma, küçümseme, inanmama, kinaye anlamları katar:  İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş.           

Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor. 

8. KESME İŞARETİ ( ’ )

Özel isimlere eklenen çekim eklerini ayırmak için kullanılır.  

Mustafa Kemal’e, Ankara’yı, Türkiye’de, Kızılırmak’ı,  

Ancak kurum ve kuruluş adlarından sonra kesme işareti kullanılmaz:

Türkiye Büyük Millet Meclisine, Mamak Anadolu Lisesi Müdürlüğüne,  

]Yabancı isimlere getirilen yapım ve çekim ekleri okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır:

Shakespeare’in, Moliere’e, Honolulu’lu 

]Kişi adlarına sonradan eklenen unvanlara eklenen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz.

Zeynep Hanıma, Ayhan Beyden, …. Efendinin, ….. Paşayı… 

]Sert sessizle biten özel isimlere ünlüyle başlayan ek getirildiğinde ismin son sesi korunur, ama söyleyişte yumuşama olur. Zonguldak’ı (Zonguldağı), Sinop’a (Sinoba), Ahmet’in (Ahmetin) 

]Özel ismin yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve eki de kesme işaretiyle ayrılmaz. 

]Yabancı isimler hariç diğer özel isimlere yapım ve çokluk ekleri getirilerek yapılan kelimeler büyük harfle başlar ve ekleri de kesme işareti ile ayrılmaz. Bu eklerden sonra gelen ekler de kesme işareti ile ayrılmaz. Türklük, Türkçü, Türkleşmek, Türkçülüğün, İslâmlaşmak, Türkolog, Darvinci, Sivaslı, Ankaralı, Ankaralıdan, Türkçecilik, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Mustafa Kemallerden, Ereğliler… 

Bu özel isimler, türetilen kelimenin içinde kalıyorsa büyük harfle başlamaz:Panislâmizm, Panturanizm, Pantürkizm… 

Özel isimlere eklenen –lı, -siz, -ci yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz: Ankaralı, Atatürkçü, İstanbulsuz… 

Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen ekler okunuşa göre belirlenir ve kesme işaretiyle ayrılır:

DSİ’ye, ÖSS’de, TCDD’ye, TBMM’nin… 

Küçük harflerle yapılan kısaltmalarda kelimenin okunuşu esas alınır:     

kg’dan, cm’yi, mm’den  Ancak büyük harfle yapılıp da okunuşu esas alınan kısaltmalar da vardır ki bunlar bir kelime gibi telâffuz edilebilmektedirler:ASELSAN’a BOTAŞ’ın, NATO’dan, UNESCO’ya… 

Sonunda nokta bulunan kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılmaz. Ek kelimenin okunuşuna göre belirlenir:vb.leri, mad.si, Alm.dan, İng.yi, Nu.dan  

Sayılardan sonra gelen ekler de kesme işaretiyle ayrılır. Sıra sayılarında hem nokta hem kesme kullanılmaz:

1972’de, 1881’de, 2000’den, 12’nci…Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla gösterilir:Onar, beşer, yüz yirmişer, yüz ellişer milyon… 

İki kelime sonradan birleştirildiğinde ve (özellikle şiirde vezin gereği) bu kelimelerden ikincisinin ilk ünlüsü düşürüldüğünde düşen ünlünün yerine kullanılır:

ne oldu → n’oldu, ne etsin → n’etsin, ne eylesin → n’eylesin, Karacaoğlan → Karac’oğlan (Şiir dışında Karacaoğlan’dır.),  

Özellikle belirtilmek istenen ek, harf ve kelimelerden sonra kullanılır:

A’dan Z’ye, -daş’la türemiş kelimeler… Bazı kelimelerde b’nın m’ya dönüştüğü görülür. 

 (Aldığı ekle bir başka kelime ile karıştırılabilecek olan kelime köklerinden sonra kullanılır:

Tava’nın rengi neden böyle olmuş?

Bilgi’nin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir.) 

Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığı zaman kesme işareti yay ayraçtan sonra konur:

Yunus Emre (1240?-1320)’nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin 

Ancak cins isimlerinden sonra yay ayraç geliyorsa yay ayraçtan sonraki ek kesmeyle ayrılmaz:

İmek fiili (ek fiil)nin

9. TIRNAK İŞARETİ ( “ ” )

Başka birinin yazısından veya sözünden, hiç değiştirilmeden yapılan aktarmalar tırnak içinde gösterilir. Alıntı cümle(ler), büyük harfle başlar, noktayla biter. Alıntı cümleye ait olan noktalama işaretleri tırnağın içinde kalır. Asıl cümle de daha bitmediği için küçük harfle devam eder:

Yaşlı kadın, “Yetişin!” diye bağırdı. 
“Okuyorum büyükanneciğim.” dedi.
(Ömer Seyfettin; Bahar ve Kelebekler)
 

Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır: “Küçük salonun fes renginde, kalın, ağır perdeli penceresinden dışarı, muhteşem, parlak bir suluboya levhası gibi görünüyordu. Saf mavi bir sema… Çiçekli ağaçlar… Uyur gibi sessiz duran deniz… Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar, korular, beyaz yalılar…”  

Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen kelimelerden ve sözler tırnak içine alınır. Bazen tırnak işareti kullanmak yerine bu kelimeler koyu harflerle veya altı çizilerek de yazılabilir. Bunlar cümle değillerse küçük harfle başlarlar: 

Birçoğu “edebiyat” kavramını yeni öğreniyordu.Uzaklık ifade etmek için “ta” kullanılır.   

Kitap isimleri ve yazı başlıkları yazıda tırnak içinde gösterilir. Bunlardan sonra kesme işareti kullanılmaz; çünkü tırnak işareti aynı zamanda kesme işaretinin görevini de üstlenir: Tanpınar’ın tek denemesi,”Beş Şehir”dir. 

10. TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ )

  

Doğrudan yapılan ve tırnak işareti ( “ ” ) içinde gösterilen sözlerin içinde başka bir alıntı söz daha varsa bu da tek tırnak işareti ( ‘ ’ ) içinde verilir: 

Hasan: “Yolda Yücel’i gördüm, ‘Yarın sizin sınıfla maç yapalım.’ dedi” 

Tek tırnak bir de dil yazılarında örnek olarak verilen kelimelerin anlamlarını göstermek için kullanılır:  Göktürk Anıtları’nda geçen bodun ‘millet, kavim’, sab ‘söz’, tüketi ‘tamamen’ gibi kelimeler artık kullanılmamaktadır. 

11. yay ayraç  ( (  ) )

Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan, yazının ve sözün aslında olmayıp, sonradan eklenmiş olan açıklayıcı kelimeleri ve söz gruplarını göstermek için kullanılır:O tarihte (1980) henüz sen yoktun.Türk edebiyatının üç kolu da (halk edebiyatı, divan edebiyatı, yeni Türk edebiyatı) büyük farklılıklar gösterir. 

Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapatıldıktan sonra yazılır:

Yunus Emre (1240?-1320)’nin 

“yani” ile yapılan açıklamalar yay ayraç içine alınmaz. Babasından, yani okumasında büyük emeği geçen insandan daha ne isteyebilirdi ki? 

Sözün söylendiği anda olup biteni, konuşanın hareketlerini ve durumunu  belirtmek için kullanılır. Özellikle tiyatro eserlerinde çokça kullanılır:

İhtiyar ─ (Yerinden doğrulur.) Şimdi ne olacak?  

Alıntıların yapıldığı eser ve yazar adı yay ayraç içinde verilir: 

Herhangi bir metinden alınan cümlenin öncesi ve sonrası olduğunu, aralarda da alınmayan kısımlar olduğunu belirtmek için üç noktayla birlikte kullanılabilir:

“(…) Annelerinin esvaplarını kızlar giyer, büyükannelerinin mücevherlerini torunlar takardı. Sırmalı çedik pabuçlar, kırmızı feraceler.  

Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda soru işaretiyle birlikte yay ayraç kullanılır:

Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.1496 (?) yılında doğan Fuzuli 

Söze alay etme, hafife alma, küçümseme, inanmama, kinaye anlamları katmak için Ünlem işaretiyle birlikte kullanılır: 

İsteseymiş bu kitabı bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş. 

Yabancı kelimelerin okunuşları parantez içinde verilir: Rousseau (Ruso) Fransız edebiyatında romantizmin önemli temsilcilerinden biridir. 

 12. KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] )

  

Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dışta köşeli, içte yay ayraç kullanılır:  

Kütüphanemize Türk edebiyatı tarihi kitapları [En başta Resimli Türk Edebiyatı Tarihi (Nihat Sami Banarlı)] alınmalı. 

Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır:

Yekta Bahir [Ömer Seyfettin], Yeni Lisan, Genç Kalemler. 

Bilimsel çalışmalarda, metinde bulunmadığı hâlde araştırmacı tarafından tamamlanan kısımlar köşeli ayraç içinde verilir:

Babam kağan öldüğünde küçük kardeşim Küş-tegin ye[di yaşındakaldı...] 

13. KISA ÇİZGİ ( – )

  Satır sonunda, yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu, yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kullanılır. Bu görevde kullanılınca birleştirme çizgisi denir.:                                                                                             Ses-

sizce, titreye titreye ağlıyor. 

Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır

.…………………………………………………………………………………………………………. ba-

şöğretmen Atatürk ……………………………………………………………………………….. il-

kokuldayken …………………………………………………………………………….Karaosma-

noğlu’nun………………………………………………………………………….. 

Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez. Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır :…………………………………………………………………………………………………………….a-rabayla ………………………………………………………………………………………………..u-çurtmamızın …………………………………………………………………………………….cami-i ………………………………………………………………………………………………………niha-î………………………………………… 

Doğruları şöyle olacaktır:

 …………………………………………………………………………………………………………ara-bayla ……………………………………………………………………………………………..uçurt-mamızın ……………………………………………………………………………………………..ca-mii ………………………………………………………………………………………………………ni-haî………………………………………… 

Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz:

…………………………………………………………………………………… Geçen yıl Ankara’

daki akrabalarımıza …………………………………………………………………………1996’

da …………………………………………. 

Cümle içindeki arasöz ve ara cümlelerin başına ve sonuna konur:

Bütün bebekler –Zeynep Nermin hariç- çoktan uykuya dalmışlardı. 

Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur: İkinci dünya savaşı (1939-1945) tam altı yıl sürmüştür. 

Bazı terimlerle kuruluş adlarında kullanılır:

:isim-fiil, zarf-fiil, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi 

Birbiriyle ilgi kurulan iki isim arasında kullanılır: Türk-Yunan ilişkileri.Sivas-Ankara arası trenle yüz yıldır 12 saatte gidiliyor. 

Rakamlar arasında kullanılarak ila anlamı verir: 3-4 kişi   

Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır:

458-54=404 

Adreslerde semt ile şehir ismi arasına konur: Demirlibahçe-ANKARA 

Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini ifade etmede, kelimeleri eklerine ayırmada, ekleri tek başına göstermede ve kelimeleri hecelemede kullanılır: oku-, yaz-, gönder-, sevindir-; yaz-dı-k, yol-cu-luk, -de, -i, -ki,  

Bazı yabancı kelimelerde kullanılır: Sainte-Beuve, by-pass, check-up… 

Bilimsel yazılarda, Arapça ve Farsça tamlamalarda ve bazı ibarelerde kullanılır:Servet-i Fünun, Divanı, Lûgati’t-türk, Aşk-ı  Memnu, bülbül-i şeydâ, âteş-perest, vatan-perver, bilâ-ücret, bî-çâre, hokka-bâz, nâ-mağûb… 

14. UZUN ÇİZGİ ( ─ )

 Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın ve konuşmacının değiştiğini belirtmek için cümlelerin başında (satır başında) kullanılır. Konuşma çizgisi de denir. 

Şinasi Halil Bey’e baktı ve:

─Bu mektup sana, dedi.

─Bana mı, kimden?─Evden olacak!

─Evden? Ne münasebet?

Şinasi Bey mektubu aldı. Saide’nin yazısı ile şu satırları okudu: 

15. Eğik Çizgi ( / )

 Şiirlerden alıntı yapıldığında, yan yana yazılan mısraları ayırmak için kullanılır:

Yüzükoyun yatma diyor annem / Yatar mıyım hiç, / İster miyim / Yüzümün / Koyun olduğunu?  (FHD) 

Adreslerde apartman ve daire numaralarıyla semt ve şehir isimleri arasına konur: Altay Sokağı, Nu: 21/6  Kurtuluş/ANKARA 

Dil bilgisinde eklerin ünlü ve ünsüz uyumlarına göre aldıkları farklı şekillerini göstermek için kullanılır:-a / -e, -an / -en, -madan / -meden, -dı / -di / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü 

Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 125/5=25

Bilgisayar ve internet dilinde eğik çizgi olarak //, / ve \ işaretleri kullanılmaktadır.  

16. Denden işareti ( ” )

Bir yazıdaki maddelerin sırlanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır.

a. Etken          fiil b. Edilgen        

c. İşteş           

d. Dönüşlü       




A

Abece (alfabe)
abıhayat
abuk sabuk
acayip,-bi
acente
acımtırak,-ğı
açgözlülük,-ğü
açık oturum
açık öğretim
açık saçık,-ğı
açık seçik,-ği
açık sözlülük,-ğü
açık yüreklilik,-ği
açıortay
açıölçer
ada çayı
adamakıllı
addetme
âdem (insan)
adem (yokluk)
âdemoğlu
âdet (gelenek)
adet,-di (sayı)
aerobik,-ği
affetme
ağabey
ağır aksak,-ğı
ağırbaşlı
ağırcanlı
ağız birliği
ağız dalaşı
ağustos böceği
ağzı bozuk,-ğu
ahdetme
ahir vakit
ahlâk bilimi
ahmakıslatan
ahret suali
akarsu
akaryakıt
akciğer
akdetme
akımölçer
aklıselim
aklı sıra
aksetme
akşamsefası (bitki)
akşamüstü
akşamüzeri
alabalık,-ğı

alafranga
alageyik,-ği
alaşağı etmek
alavere
alçak gönüllü
alegorik,-ği
alelâde
alelâcele
altüst
alışveriş
Allaha ısmarladık
Alt yapı
Âmâ (kör)
ana bilim dalı
ana dil
ana düşünce
ana fikir,-kri
ana kara
anaokulu
ana vatan
ana yurt,-du
anapara
anayasa
antlaşma
antrenman
antrenör
ara bulucu
ara cümle
ardı sıra
arslan (aslan)
art arda
arz etmek
asfalt
asteğmen
astsubaylık,-ğı
aşçı
aşçıbaşı,-yı,-nı
aş evi
aşk olsun
at başı
atardamar
ateş böceği
ateşkes
atfetme
attar
ayak,-ğı
ayakkabı,-yı

B

babaanne
babayiğit,-di

bagaj
bağ bozumu
bağ doku
bağ fiil
bahsetme
bahsetmek
bahşetmek
bahtı kara
bakım evi
bal kabağı
bal mumu
bam teli
barfiks
barışsever
bas bas
basım evi
basınçölçer
baş açık
baş ağrısı
baş başa
baş kaldırma
başıboş
baş örtüsü
baş tacı
baş üstüne
baş yastığı
başa baş
başaktris
başbakan
başçavuş
başgardiyan
başhakem
başhekim
başhemşire
başkahraman
başkaldırı
başkomutan
başmüfettiş
başöğretmen
başörtü
başsavcı
baştabip,-bi
baştan aşağı
baştan başa
başvurmak
başyukarı
bayi,-i
becayiş
bekâr
bel ağrısı
Berat Gecesi

Berat Kandili
bertaraf etmek
beşik kertme
beşkardeş (şamar)
beyazımtırak
beyefendi
bilinçaltı
bilirkişi
binaenaleyh
binbaşı,-yı
bir an önce
bir gün
bir şey
birbiri
birçok,-ğu
birdenbire
birebir (etkili)
bireyüstü
birkaç
birtakım (belgisiz sıfat)
bir takım (asıl sayı sıfatı)
biyoenerji
biyografi
blucin
boşboğaz
boy pos
bozkır
bozkurt,-du
briket
briyantin
bugün (içinde bulunulan zaman)
bu gün (işaret sıfatı)
buzdolabı
buzhane
büyük şehir,-hri
by-pass

C

cambaz
cana yakın
cankurtaran
chat
check-up
cımbız
cır cır
cırcır (böcek)
cızbız
cümbüş
cüzzam
çalakalem
çalakaşık
çalar saat,-ti
çalı kuşu
çat kapı
çat pat
çepeçevre
çiğ köfte
çıt çıt
Çoban Yıldızı
çöpçatanlık,-ğı
çöreotu

D

Dağ evi
dar boğaz
darağacı
defetmek
değerbilir
değiş tokuş
dehliz
dejenerasyon
dalâlet (yoldan çıkma)
delâlet (rehberlik)
deli dolu
deli fişek,-ği
demirbaş
demir yolu
denizaltı,-yı (araç)
denizaşırı
denizatı (balık)
dershane
devalüasyon
deyip
dil bilgisi
dil bilimi
dinozor
dipfriz
dipnot
direkt
distribütör
dışa vurum
diyalekt
dogmatizm
doğa bilimci
doğaüstü
dolambaçlı
donjuan
donkişotluk,-ğu
dörtnal
dükkân
düztaban

E

ebemkuşağı ebeveyn
eczane
egzoz
eğe
ek eylem
ek fiil
ekşi
elektrik
elverişli
emmioğlu
enstitü
enstrüman
enteresan
entrika
erbaş
eskrim
eş adlılık,-ğı
eş anlam
eş cinsel
eş değer
eş dost
eşek
eşkenar
eş sesli
eşofman
eş zamanlı
eşek
eşek sıpası

F

fal taşı
fantezi
fark etmek
farz etmek
farzımuhal,-li
Fasulye
fiks mönü
film
filtre
fındıkkıran
fır fır
fiyat
flüoresan
flüt
folklor
fotoğraf
fotomodel
fotomontaj
fuel-oil
füzeatar
füzesavar

G

gardırop,-bu
gayriahlâkî
gayriciddî
gayriihtiyarî
gayrinizamî
gecekondu
geğirme
gelgelelim
gelgit
gelişigüzel
gensoru
gitgide
gökdelen
gök kuşağı
gözü pek
gözyaşı
gram
grup,-bu (topluluk)
gurup,-bu (akşam vakti)
güvenoyu

H

habire
hak etmek
haksever
halk evi
halkoyu
halletmek
halüsinasyon
ham madde
hamal
hamilikart
Hanefîlik,-ği
hanımefendi
hasıraltı
hastane
haybeden
hayırdua etmek
hayırsever
hazzetmek
hemcins
hemşehri
her an
her bir
her gün
herkes
her şey
heyecan
hırgür
hiçbir
hırgür
hoparlör
hoşça kal
hoşgörü
Hristiyan
huzur evi

I-İ

iç açıcı
iç içe
iç işleri
içgüdü
ikidebir
ikindiüstü
ikindiüzeri
ikiyüzlü (riyakâr)
ilkokul
ilköğrenim
ilköğretim
illegal,-li
illüzyon
inkılâp,-bı
insanoğlu
ipek böceği
iri yarı
isteka (bilardo sopası)
ıstırap
iş adamı
iş başı yapmak
iş birliği
işbu

K

kadirbilmez
kalemtıraş
kamuoyu
kapitülasyon
kapkaççı
kaparo
karabiber
karasinek,-ği
kara suları
karbon hidrat
karbon monoksit,-di
karnabahar
kayınbaba
kayınbirader
kazıkazan
kırk ikindi
kırkayak,-ğı
kişioğlu
kirpik
kıta
kitap evi
kitapsever
koleksiyon
kolektif
kolonya
kontör
konu komşu
kopya
kör olası
kördüğüm
kravat
kulak misafiri
kulübe
kulüp,-bü
kur’a
külhanbeyi
külot

L

laboratuvar
lisansüstü

M

maalesef
maarif
mademki
mahvetme
makine
matbaa
meğerki
mekân
mel’un
menetme
menopoz
mesuliyet
mesut olmak
meşale
meyve
mezbaha
milletler arası
milletvekili
mirasyedi
motosiklet
müdafaa

O-Ö

olağanüstü
oldubitti
oje
Orta Doğu
orta oyunu
orta öğrenim
orta öğretim
ortaokul
oy birliği
oysaki
oyunbozan
öbürkü
öge
öğle
öğleüstü
öğleüzeri
öğleyin
öğretmen evi
ömrühayat
ön deyiş
öngörmek
ön söz
ön yargı
önayak olmak
öngörme
önsezi
örtbas etmek
öteberi
öz eleştiri
öz geçmiş
öz güven
özbeöz

P

Panorama
Paragraf
paragöz
para pul
pardösü
parlamento
pastane
pekâlâ
pek çok,-ğu
Perhiz
peş peşe
peşi sıra
pisboğaz
poğaça
potpuri
pranga
profesör

R

Ramazan Bayramı
rastgele
reddetme
roketatar
röportaj
rötuş
rüküş

S-Ş

saf dışı
saf kan
sağ ol
sağduyu
şaheser
sandviç
sarımsak,-ğı
sere serpe
seremoni
sıcakkanlı
sıfat-fiil
sıkboğaz
soyadı
söz birliği
söz gelişi
suçüstü
şehirler arası
şipşak
şoför

T

tababet
tabiî ki
takdim
takdir etmek
tasdikname
tekdüze
telgraf
terk etmek
tez canlı
tıraş
tişört
tövbe
trafo
tuhaf olmak
tuhafiye
tümden gelim
tüme varım

U-Ü

Uluslar arası
Uzak Doğu
üçkâğıtçı
üniforma
üniversite
üst baş

V

vaat
vadetmek
vaktizamanında
varoluş
varsayım (hipotez)
var saymak

Y

ya da
yalnız
yanı sıra
yankesici
yanlış
yardımsever
yarı final,-li
yarı gece
yarımada
yarıyıl
yaş günü
yayım (duyurulan şey,baskı)
yayın (yayma işi)
yer altı
yol üstü
yolgeçen hanı
yolkesen
yukarda
yukarıda
yüz akı
yüzüstü
yüzyıl (asır)
yüz yıl (asıl sayı sıf.)

Z
Zeytinyağı