Aylık Arşivler: Nisan 2007

DİL GRUPLARI:

 Diller, kelime yapılarının ortak ve farklı özelliklerine göre üçe ayrılır. Bunlara dil grupları denir: 

1. Tek heceli diller

 Kelimeler tek hecelidir. Yapım ve çekim ekleri yoktur. Kelimeler cümledeki kullanım yerlerine göre anlam kazanırlar. Çince, Japonca…    

2. Eklemeli (bitişken) diller

 Kelimelerin kökleri değişmez, Kullanımda kelimeye getirilen ekler, kelimelerin anlamlarını ve görevlerini belirler. Türkçe, Moğolca, Macarca… 

3. Çekimli (bükümlü) diller

 Kelimeler kullanımda değişiklerle uğrar. Ön-ek, iç-ek, son-ek kavramları vardır. Bazılarında ünsüzler değişmez, ünlüler değiştirilerek yeni kelimeler yapılır. Yani kökler ünsüzlerden ibarettir. Arapça, Farsça, İngilizce, Hintçe vb. 

DİL AİLELERİ:

 Diller, köken bakımından aralarında bulunan akrabalık bağlarına göre ailelere ayrılırlar. Burada esas alınan, “ana dil”dir. Akraba diller bu ana dilden ayrılmıştır. Ana dilden ayrılan diller farklı birer dil olduktan sonra bu diller içerisinde lehçeler, şiveler ve ağızlar oluşabilir.  

Başlıca dil aileleri şunlardır: 

1-Hint-Avrupa Dilleri 

a.  Asya Dilleri: Hintçe, Farsça 

b.  Avrupa Dilleri: Germen Dilleri (Almanca, İngilizce), Lâtin Dilleri (İtalyanca, Fransızca, İspanyolca), Slav Dilleri (Rusça, Bulgarca, Sırpça) 

2.      Hami-Sami Dilleri: Arapça, İbranice  3.      Çin-Tibet Dilleri: Çince, Tibetçe 

4.      Ural-Altay Dilleri:   a.       Ural Dilleri: Fince, Macarca   

b.      Altay Dilleri: Türkçe, Moğolca, Mançu-Tunguz dilleri  5.      Bantu Dilleri: Habeşçe, Afrika dilleri 

TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ

1.      Türkçe Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensuptur. 

2.      Türkçe eklemeli (sondan eklemeli) bir dildir. Değişmez kökler, yapım ve çekim ekleri vardır. Öncelik yapım eklerinindir. Yapım ekleri anlam; çekim ekleri de görev  belirler.  

3.      Türkçede kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık uyumları vardır. Ünsüzler arasında da sertlik-yumuşaklık uyumu vardır.  

4.      Söz diziminde kelimeler yardımcı öğelerden ana öğeye doğrudur.

ÖGE

Cümleyi oluşturan bölümlerin her birine öge denir. Anlamlı ve doğru cümleler kurmaya yarayan bölümleridir. 

*Her öge görev ve anlam yönünden bir tek ögeye eşlik eder; onu tamamlar. Bu öge de yüklemdir.  ­Birinci derecede önem taşıyan öge yüklemdir. 

­İkinci derecede önemli öge öznedir.

Sadece yüklemden oluşan cümlelerde bile öznenin varlığı, yüklemin taşıdığı şahıs ekinden anlaşılır.  ­Sonra tümleçler gelir ki bunlar zarf tümleci, dolaylı tümleç ve nesnedir. 

*Bazı cümlelerde bazı ögeler hiç bulunmaz. 

*Ögelerin tamamı kelime veya kelime grubu hâlinde olabilir.  

*Yüklem genellikle en sondadır. Diğer ögelerin yerleri anlama, anlatıma göre değişebilir. Genellikle vurgulanmak istenen unsur yüklemin önündedir. 

*Asıl yargının bulunduğu cümleler gibi, ona bağlı olan yan cümleler de ögelerden oluşur. Ögelerden oluşan bir cümle başka bir cümlenin ögesi de olabilir.  

*Ögeler bulunurken,­

Önce yüklem, sonra özne ve sonra tümleçler aranır.

Sorular yükleme sorulup alınan cevaplar yüklemle birlikte tekrar edilmelidir.

Ögeler bulunurken tamlamalar ve diğer kelime grupları bölünmez.

Bağlaçlar öge sayılmamalıdır. 

YÜKLEM

İş, kılış, oluş, hareket, durum bildiren; haber veren; cümleyi bir yargıya bağlayan çekimli ögedir. 

*Cümlenin temel ögesidir. Cümle yargı bildiren bir söz; yüklem de yargıyı üstlenen öge olduğuna göre yüklemsiz bir cümle olamaz.  

*Yüklem, tek kelimeden de oluşabilir bir kelime grubundan da.  *Cümle oluşturmaya yeterli olan tek öge yüklemdir.  

*Diğer unsurlar, yüklemin anlamını desteklemek üzere cümlede bulunur. 

*Fiil cümlesinin, yani iş, oluş, kılış, hareket, durum bildiren cümlelerin yüklemi çekimli bir fiildir. Bu fiil, basit, türemiş ya da birleşik olabilir.  Fiile ait zaman ve şahıs kavramları yüklemde ek hâlinde bulunur.  

*İsim cümlesinin, yani iş, oluş, kılış, hareket, durum bildirmeyen cümlelerin yüklemi de ek-fiille çekimlenmiş bir isimdir. Bu, isim soylu herhangi bir kelime (sıfat, zamir, zarf, edat) olabilir. 

*Bir cümlede birden fazla özne, zarf tümleci, dolaylı tümleç, nesne bulunabilir, ama yüklem tektir. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı cümle sayısını gösterir. 

*Yüklemi söylenmeyen cümlelere eksiltili (kesik) cümle denir. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin anlamında eksiklik meydana getirmez. Dinleyici yada okuyucu cümlenin söylenmemiş kısmını ya kendisi tamamlar yada zaten bilinmektedir.  

ÖZNE  

Yüklemde bildirilen işi, oluşu, hareketi, durumu, kılışı yerine getiren; hakkında bilgi ve haber verilen ögedir. Yani yapanı veya olanı karşılayan unsurdur.

 Özne, yükleme sorulan “ne?, kim?” sorularının cevabıdır. 

Gerçek Özne: işi yapan ya da işten etkilenen öznedir. 

Sözde Özne: işe etki etmeyen öznedir.  Yüklem “n ve l” eklerini alır.  

NESNE   

Yüklemde bildirilen ve öznenin yaptığı işten doğrudan etkilenen öge nesnedir. 

Belirtili ve belirtisiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Belirtme hâl eki alanlara (i hali) belirtili; yalın hâlde olanlara da belirtisiz nesne denir.

Belirtisiz nesneyi bulmak için; Ne? Belirtili nesneyi bulmak için Kimi? Neyi? Soruları yükleme sorulur. 

Her gün gazete okuyorum.

Gazeteyi her gün okuyorum. 

DOLAYLI TÜMLEÇ   

“-e, -de, -den” eklerini alarak cümlenin, dolayısıyla yüklemin anlamını, “fiilin, çıkma (uzaklaşma), bulunma ve yönelme (yaklaşma) bakımlarından ilgili olduğu yer” yönünden tamamlayan ögedir.  Yer tamlayıcısı da denir. 

*Dolaylı tümleç, yükleme sorulannereye?, nerede?,  nereden?, kime?, kimde?, kimden?, neye?, nede?, neden?” sorularının cevabıdır. 

ZARF TÜMLECİ

Yüklemin anlamını zaman, durum, yön, miktar, tarz, vasıta, şart, sebep, birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır.  

Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. 

*Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?, ne zaman?, ne kadar?, nereye?” ve “kiminle?, neyle?, niçin?, neden?, niye?” soruları sorulur.  

Cümle Dışı Unsurlar 

Cümlenin kuruluşuna katılmayan, yani öge olmayan ve dolaylı olarak cümlenin anlamına yardımcı olan unsurlardır.

 Bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitaplar, ara sözler cümle kuruluşunun dışında kalan unsurlardır.

Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor.

Lâkin vatandan ayrılışın ıstırabı zor. 

Şair, sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın. 

Ulu mabet, seni ancak bu sabah anlıyorum 

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul. 

Bahçeye indim; fakat çiçeklerin eski kokusunu alamadım. 

Başımın ağrısı yazları –sıcaklardan olmalı- daha da artar. 

Şu kopan fırtına Türk ordusudur, ya Rabbi  

KELİMELERİN YAPI ÖZELLİKLERİ 

KÖK :   

Bir kelimenin, daha küçük parçalara ayrılmayan,  anlamlı en küçük parçasına denir. 

Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır.

Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.  

Kökler iki çeşittir:  

1- İsim Kökleri

2- Fiil Kökleri 

İSİM KÖKLERİ  :

Bir varlığı, niteliği, ilgiyi veya duyguyu en kısa biçimde tanıtan köklere denir. 

Dört çeşittir: 

a)    Varlık kökleri  : Çöl, yol, sıra, ev…

b)    Nitelik kökleri : İyi, güzel, kötü…

c)     Duygu kökleri : Ah, vah, tüh, ey…

d)     İlgi kökleri      : Ben, sen, o, ile, için… 

İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir.  

Dilimizde isim kökleri en fazla üç heceden oluşur.  

Örnek: Karınca, kelebek, araba… 

FİİL KÖKLERİ : Hareketleri, işleri anlatan köklere denir.   

Örnek: Gel-, otur-, ver- … 

Sesteş (Eşsesli ) Kökler : Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir.  

Örnek: Yaz, kız, geç… 

GÖVDE  : En az bir yapım eki almış olan sözcüklere denir.  

Örnek: Uçak, gözlük, evci…  

YAPILARINA GÖRE SÖZCÜKLER

1- Basit Sözcük :  Hiç ek almayan veya yapım ekleri dışındaki ekleri almış olan sözcüklere denir.            

Ev, yol, git, otur, evler, evi…. 

2. Türemiş Sözcük : İsim veya fiil köklerine çeşitli yapım ekleri getirilerek oluşan sözcüklerdir.   

Evli, yolluk, gergin, başla… 

3- Birleşik Sözcük : İki veya daha fazla kelimenin birlikte kullanılmasıyla oluşan sözcüklerdir.  

Dedikodu, mirasyedi, Karaköy…